AB kararlarında, Belarus yönetimine tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması ve demokratik güçler üzerindeki baskı politikasının durdurulması çağrısı yapıldı.
AA
Brüksel’de toplanan AB Dışişleri Bakanlarının aldıkları kararda, “Tunus makamlarına da danışılarak devlet fonlarının zimmete geçirilmesinden sorumlu bireyler hakkında kısıtlayıcı önlemlerin alındığı” belirtildi.
AB’nin, Merkez Bankası’ndan çaldığı 1 buçuk ton altınla Dubai’ye kaçan Bin Eli’nin eşi Leyla Trabelsi’nin mal varlığını da dondurduğu ifade edildi.
“Tunus halkının cesareti ve kararlılığına” saygı duyan AB, istikrarlı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına ve temel özgürlüklere tam saygılı demokratik çoğulculuk çabalarının hayata geçirilmesi noktasında Tunus halkıyla tam dayanışma içinde olduğunu bildirdi.
AB’nin Mısır kararlarında ise “Mısır halkının meşru demokratik özlem ve şikayetlerinin tanındığı ve bunların dikkatlice dinlenerek acilen, somut ve kararlı önlemlerle çözümlenmesi” talep edildi.
Mısır halkının gitmesini istediği, 30 yıldır ülkesini dikta rejimiyle yöneten Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in geleceği hakkında fikir beyan etmeyen AB, barışçıl gösterilerde gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını, medya ve internete erişimin güvence altına alınmasını istedi.
AB kararlarında, Mısır’da “demokratik normlara ve sivil topluma riayet eden tüm siyasi güçlerle ciddi ve açık diyalogla barışçıl ve yapıcı çıkış yolu aranması” çağrısı yapıldı.
Kararlarda, Mısır makamlarından, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına ve temel özgürlüklere tam saygılı demokratik reformlar sürecini başlatacak geniş tabanlı bir hükümetle, serbest ve adil seçimlerin yolunun açılması talep edildi.
AA
Mısır’da yaşanan olaylar nedeniyle Türk vatandaşlarının tahliyesinin ardından bu ülkedeki yabancıların bir kısmı da Türkiye’ye gelmeye başladı. THY’nin TK 691 sefer sayılı tarifeli uçağıyla toplam 180 yolcu İstanbul Atatürk Havalimanı’na geldi.
Yolcular arasında Türkler’in yanı sıra ABD’li ve yaklaşık 30 kişilik bir Çinli turist grubu da yer aldı.
Çinli yolcular Türkiye’ye ulaşıp evlerine dönecek olmanın sevinciyle havalimanında gazetecilere zafer işareti yaptılar.
ABD vatandaşı Valerie Doescher de Mısır’da zor günler yaşadıklarını, ülkedeki karışıklığın devam ettiğini, bu nedenle Türkiye’ye geldiğini belirtti. Mısır’da internetin çalışmaması nedeniyle uçak bileti almakta zorluklar yaşandığına işaret eden Doescher, bu nedenle havalimanlarında sıkıntı çekildiğini söyledi.
-ABD KONSOLOSLUĞU BAŞVURU MASASI-
Öte yandan, ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu vize bölümü tarafından Mısır’dan Türkiye’ye gelecek vatandaşlarına İstanbul’a gelişlerinde yardımcı olmak amacıyla Dış Hatlar Geliş Terminali arındırılmış bölümde başvuru masası oluşturuldu. Üzerinde ABD bayrağı bulunan başvuru masası görevlileri, Türkiye’ye gelecek ABD vatandaşlarının vize ve diğer problemlerinin çözümüne yardımcı olacaklarını belirtti.
Bu arada, Mısır’dan 2 charter uçakla (dolmuş uçak) 330 ABD vatandaşının İstanbul’a gelerek, buradan ülkelerine dönecekleri öğrenildi.
AA
Beyaz Saray sözcüsü Robert Gibss, düzenlediği basın toplantısında, Mısır’da muhalifler dahil olmak üzere çeşitli kesimler arasında anlamlı müzakereler yapılması çağrısında bulundu ve ABD’nin sokaktaki Mısırlılarla Mısırlı hükümet yetkilileri arasında bir seçim yapmadığını, taraf tutmadığını bildirdi.
Gibbs, Mısır halkının şikayetlerine seslenilmesi, Mısır hükümetinin bu yönde daha çok çalışması gerektiğinin altını çizdi, ABD’nin Kahire Büyükelçiliği’nin yakın bir sürede Mısırlı muhalif Muhammed El Baradei ile bağlantı kurmadığını kaydetti.
Robert Gibbs, Mısır’da nizami bir geçişin, değişim ve özgürlüklerin artması anlamına geldiğini belirterek, bu ülkede liderliğin el değiştirmesine karar verecek olanın, ABD olmadığını da sözlerine ekledi.
AA
Kararda İzlandalı ünlü sanatçı Björkün başlattığı imza kampanyasının büyük etkisi olduğu söyleniyor.
İzlandada yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle ülkenin en büyük üç enerji üreticilerinden biri olan HS Orka isimli firmayı satışa çıkaran hükümet, Kanada merkezli bir alıcı bulunca halkın tepkisine neden oldu. Ülkenin doğal enerji kaynaklarının yabancılara satılmasına karşı çıkan İzlandalılar, gerçekleştirdikleri etkili protestolarla hükümeti geri adım atmaya zorladı. Dünyaca ünlü müzisyen Björkün de destek verdiği kampanya sonrasında hükümet, firmanın satılmasından vazgeçti.
Toplam nüfusu 320 bin olan İzlandada yaklaşık olarak 50 bin imza toplayan Björk geçtiğimiz günlerde imzaları İzlanda Başbakanı Johanna Sigurdardottire teslim etmişti. İmzalarla birlikte Björkün Başbakan Sigurdardottire birte mektup verdiği ve mektupta, İzlandalılar yüz yıldır bu ülkenin doğal kaynaklarını ve kamu yararını korumayı başardılar. HS Orkanın satışı sorumsuzca hareket edilen bir dönemin başlangıcı olacaktır. Bu talihsiz gelişmeyi durdurmanın zamanı geldi. dediği öğrenildi.
İmza kampanyası sonrasında İzlanda Başbakanı Sigurdardottir, Björk ve beraberindeki protestocuları konuyu konuşmak için başbakanlık ofisine davet ettiği bildirildi. Björk toplantı sonrasında yaptığı açıklamada Temelde anlaşmış durumdayız ancak halen bazı bürokratik problemler söz konusu. dedi.
Konuyla ilgili önceki gün bir açıklama yapan İzlanda Sanayi Bakanı Katrin Juliourdottir, Kanadalı firma ile yapılan anlaşmanın iptal edildiğini söyledi. Juliourdottir, İzlandanın önde gelen gazetelerinden Frettablatidte yayınlanan açıklamasında, Gelinen noktada Hs Orkanın tamamıyla özelleştirilmesi artık gündemde değil. Devletin büyük ortak olacağı yeni bir anlaşma üzerinde çalışıyoruz. ifadelerini kullandı.
SNAP açıklamasında, hastanelerde minimum personelle hizmet verileceğini kaydetti.
Eğitim Bakanlığı personelinin de 14 Şubatta başkentte bakanlık binası önünde toplanacağı bildirildi.
İşsizlerin de 6 Şubatta Çalışma Bakanlığı önünde toplanacağı ve protesto gösterisi düzenleyeceği belirtildi.
Öte yandan, Faslı yetkililer, Mısır ve Tunus’taki olaylarla bir paralellik kurulması girişimlerine karşı uyarıda bulundu.
İktidara yakın gazeteler, olası bir ”yayılma” fikrine karşı çıkarken, çok sayıda Faslının başta El Cezire olmak üzere televizyon kanallarından Mısır’da Mübarek karşıtı protesto gösterilerini an be an takip ettiği belirtildi.
Fas hükümeti de henüz Mısır’daki durumla ilgili yorum yapmaktan kaçınıyor.
AA
Rum radyosunun haberine göre, 42 diplomat ile aileleri taşıyan uçak, bugün saat 15.00′de eski Larnaka Havaalanı’na vardı. Otobüs ile yeni Larnaka Havaalanı’na taşınan yolcular buradan ABD’ye hareket edecek.
Haberde, toplam 8 uçağın Kahire’den Rum tarafına gelmesinin beklendiği, bu uçakların çoğunun yakıt ikmalinin ardından yeninden Kahire’ye döneceği kaydedildi.
Öte yandan, Rum yönetimi Sözcüsü Stefanos Stefanu, ”vatandaşlarını Mısır’dan almak isteyen ülkelere Güney Kıbrıs’ın yardıma hazır oluğunu” belirtti.
AA
Mısır’daki en önemli muhalif grup olan Müslüman Kardeşler, yeni hükümetin açıklanmasından birkaç saat sonraki bu açıklamasında ayrıca Mübarek rejimi düşene kadar gösterilere devam çağrısında bulundu.
AA
Resmi bir ziyaret çerçevesinde, beraberinde kabinesinin yarısını oluşturan 10 bakanıyla birlikte İsrail’e gelen Almanya Başbakanının, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Kudüs’teki görüşmesinde, Netanyahu’dan, barış sürecine zarar veren Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerini durdurmasını istediği belirtildi.
Netanyahu’nun ise Merkel’in sözlerine karşılık, yerleşimlerin barışın önünde bir engel olmadığını savunduğu, kendi hükümeti döneminde yerleşim inşaatlarının, diğer dönemlerle karşılaştırıldığında azaldığını söylediği kaydedildi.
Alınan bilgilere göre, Netanyahu, ayrıca Merkel’e, müzakere masasına dönüşün ve barış görüşmelerinin yeniden başlatılmasının, Filistinlilere bağlı olduğunu ifade etti.
Almanya ve İsrail başbakanlarının baş başa görüşmelerinin önemli bölümünü, Mısır’daki son duruma ayırdıkları bildirildi.
-MERKEL: “İRAN’IN NÜKLEER PROGRAMI BİZİM İÇİN DE BİR TEHDİT”-
Merkel ve Netanyahu, görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Merkel, basın toplantısında, “İran’ın nükleer programı İsrail için olduğu kadar bizim için de bir tehdit” dedi ve İran’ın nükleer programını durdurması gerektiğini kaydetti. Barış sürecine de değinen Merkel, gelecek birkaç ayın, barış süreci için çok önemli olacağının altını çizdi.
Almanya ve İsrail hükümetleri arasında ortak kabine toplantısı da yapıldı. Bu toplantı, iki ülke kabineleri arasındaki üçüncü toplantı oldu.
Bu toplantıda da Netanyahu, İsrail ve Almanya’nın birer müttefik olduklarını belirterek, karşılıklı ilişkilerin, işbirliğinin güçlendirilmesi ve yanı sıra bölgede barış ve güvenliğin geliştirilmesi konusunda iki tarafta da büyük bir arzu bulunduğunu söyledi.
İsrail ve Almanya’nın bakanları arasında, ikili sosyo-ekonomik ve kültürel ilişkiler alanında 7 ayrı anlaşma imzalandı. Bu anlaşmalardan biri, iki ülkenin, üçüncü dünya ülkelerine yardımların takviyesi amacıyla projeler gerçekleştirmesini ve ekonomik işbirliğine gitmesini öngörüyor. Anlaşma kapsamında, Afrika’daki Viktorya Gölü’nün kurtarılmasına yönelik ortak yatırım da yer alıyor.
-ALMANYA’YA ELEŞTİRİ-
Jerusalem Post gazetesinde yayımlanan Berlin mahreçli bir haberde ise Almanya’nın İran ile ticaretindeki artış eleştiri konusu oldu.
Haberde, Merkel’in İsrail ziyaretiyle birlikte, bugün Frankfurt’ta başlayan ve Almanya ile İran arasındaki ticaretin artırılmasına yönelik konferans nedeniyle İsrail’in Almanya’daki elçiliğinin ikinci adamı Emmanuel Nahşon’un sert eleştirilerde bulunduğu bildirildi.
Nahşon’un “Eğer, İran’a karşı uygulanan yaptırımları aşmak amacıyla yeni yollar bulmaya yönelik harcanan enerji yaptırımların uygulanmasında kullanılsaydı, İran’ın atom bombasına karşı uluslararası çabalara büyük yardımı olacaktı” dediği belirtildi.
Haberde, ayrıca 2010 yılının ilk 10 ayında İran ile ticareti 4 milyar avroyu bulan Almanya’nın, bu ülke ile ticaretini azaltmaya yanaşmaması nedeniyle İsrail’in Almanya’daki temsilcilerinin tepkilerine yer verildi.
AA
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Mısır’dan şimdiye kadar 220′den fazla Amerikan vatandaşının özel uçaklarla tahliye edildiğini, bugün 900 civarında Amerikan vatandaşının tahliyesinin planlandığı belirtildi.
Açıklamada, ülkeden yarın da bin Amerikan vatandaşının tahliye edileceği, Kahire’den Kıbrıs, Yunanistan veya Türkiye’ye gidecek uçaklara binmek isteyenlerin, havaalanında uzun bir bekleyişe hazırlıklı olmaları gerektiği kaydedildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Mısır’dan ayrılmak isteyen Amerikan vatandaşlarının büyük bölümünün başkent Kahire’de bulunduğu, diğerlerinin ise İskenderiye, Luksor ve Asvan kentlerinde ikamet ettiklerini açıkladı.
AA