Üst düzey bir Libya hükümet yetkilisi Reuters’a yaptığı açıklamada, temsilcinin Bingazi halkı için ilaç, gıda ve tıbbi malzeme götüreceğini ifade etti. Temsilcinin, bu gece Bingazi’ye gideceği kaydedildi.
El Cezire televizyonu, temsilcinin, Dış İstihbarat Servisi Başkanı Buzaid Dorda olduğunu duyurmuştu.
AA
Cameron, Parlamento’da yaptığı konuşmada, bunun için askeri bir yönteme başvurup vurmayacakları gibi ayrıntılara girmedi. Cameron, buna karşın, “askeri yöntemleri olasılık dışı tutmadıklarını” ifade etti. Cameron, “bu rejimin kendi halkına karşı askeri güç kullanmasını tolere edemeyiz. Bu kapsamda Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanından, askeri uçuşa yasak bölge konusunu müttefiklerimizle görüşmelerini istedim” dedi.
Libya lideri Kaddafi’ye, derhal görevinden ayrılması çağrısı yapan Cameron, bunun için kendisine yönelik baskı yapılacağını ifade etti.
AA
Bir görgü tanığı, uçakların Bingazi’nin 100 km kadar güneyindeki Adcebiye’deki bir depoya ateş açtığını belirterek, hasarın büyüklüğüne ilişkin bilgisinin olmadığını söyledi.
Bingazi’deki bir yedek asker de, 2 uçağın Adcebiye ve Bigazi’nin 15 km güneyinde bulunan Recme’deki depoları hedef aldığını, saldırının uçaksavarla püskürtüldüğünü belirtti.
Yedek asker, uçakların Adcebiye’deki depoya zarar vermediğini, bir su deposunu imha ettiğini ifade etti.
AA
HAMAS Siyasi Büro yetkililerinden edinilen bilgiye göre, HAMAS lideri Meşal, Necmettin Erbakan’ın cenaze törenine katılmayacak. Törene HAMAS’ı temsil edecek bir yetkili gönderilecek.
Yetkililer, Meşal’in yurtdışından yeni döndüğünü ve Türkiye’ye gidiş hazırlıklarının cenaze törenine yetişmeyeceğini kaydetti.
HAMAS tarafından yayınlayan taziye mesajında ise, Erbakan’ın hayatını ülkesinin ve halkının hizmetine adadığı, Filistin sorununun savunmasında büyük görev aldığı belirtilerek, “Büyük İslam Lideri ve entellektüel Profesör Doktor Necmettin Erbakan’ın ölümünden dolayı üzüntümüzü paylaşıyoruz” ifadelerine yer verildi. Mesajda, Erbakan’ın ailesine başsağlığı dilendi.
AA
Olof Palme’nın başkent Stockholm’de Sveavegen’deki Adolf Fredrik kilisesi bahçesinde bulunan mezarı başında düzenlenen törene Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı Mona Sahlin, Parti Genel Sekreteri İbrahim Baylan ile diğer partililer ve vatandaşlar katıldı.
Törenden sonra kısa bir açıklama yapan Sahlin, Palme’nın büyük bir politikacı olduğunu ve onunla İsveç’in de büyüdüğünü söyledi. Mardin’in küçük bir köyünden ailesi ile gelip İsveç’e yerleştiklerini hatırlatan Baylan da yaptığı açıklamada, Palme’nın ülkedeki göçmenleri ayrımcılığa karşı koruduğunu ve bundan dolayı kendisine teşekkür borçlu olduğunu kaydetti.
Bu arada, Olof Palme cinayetinin üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen cinayetin hala aydınlatılmamış olduğunu hatırlatan Palme’nın eşi Lisbet Palme, İsveç radyosuna yaptığı açıklamada, cinayetin işlendiği tarihte eşinin yanında olduğunu kaydetti. Cinayeti işleyeni gördüğünü belirten Lisbet Palme, eşine ateş açan kişi olarak yakalan Christer Pettersson adlı zanlıyı teşhis ettiğini de hatırlattı. Palme, ancak mahkemenin aynı zanlıyı 3 ay sonra delil yetersizliğinden serbest bıraktığını kaydetti.
AA
Bu süper yatın maliyeti ülkedeki bir yıllık eğitim ve sağlık harcamasını neredeyse üçe katlıyor.
Uluslararası izleme örgütü Global Witness’dan (Küresel Tanık) yapılan açıklamada, Obiang Mangue’nin içerisinde sinema, restoran, bar ve yüzme havuzu bulunan yat siparişini Alman yat şirketi Kusch Yachts’a verdiği, ancak yatın yapımına henüz başlanmadığını bildirdi.
Global Witness, ABD yönetimine, tarım bakanı olarak aylık 6 bin 799 dolar maaşı olmasına rağmen, ABD’nin California eyaletinde Malibu’da 35 milyon dolarlık malikanesi, 33 milyon dolarlık jeti ve lüks araç filosuyla müsrif yaşam sürdüren Obiang Mangue’ye karşı yaptırım uygulaması çağrısında bulundu.
Ekvator Ginesi hükümet basın bürosundan yapılan açıklamada ise Obiang Mangue’nin yat siparişi verdiği, ancak daha sonra ”yatı satın alma fikrinden vazgeçtiği” ifade edildi. Açıklamada, yat siparişinin yerine getirilmesi halinde Obiang Mangue’nin kendi özel işlerinden elde ettiği gelirle yatı satın alacağı kaydedildi.
Oğlu Teodoro Nguema Obiang Mangue’yi devlet başkanı olarak yerine hazırlayan Devlet Başkanı Nguema Mbasogo, 1979 yılında kanlı bir darbeyle yönetimi ele geçirmişti. Forbes dergisine göre, Nguema Mbasogo’nun servetinin 600 milyon doları bulduğu tahmin ediliyor.
Obiang Mangue, 2006 yılında Güney Afrika’nın Cape Town kentindeki lüks evler ve pahalı otomobillerin sahipliğiyle ilgili Güney Afiraka’da bir mahkemede verdiği yeminli ifadede servetini doğrulamıştı. Obiang Mangue, ülkesinde kamu görevlilerine, hükümet ihalelerine giren yabancı şirketlere ortaklık etmesi izni verildiğini, bunun ”bir bakanın ihaleden önemli miktarda para kazanmasıyla sonuçlanabileceği” anlamına geldiğini söylemişti.
ABD Adalet Bakanlığının, ABD’li bankaların Obiang Mangue’den 75 milyon doları kabul etmeleriyle ilgili yürüttüğü soruşturmayla ilgili 2007 yılında hazırladığı raporda, ”Obiang Mangue’nin varlıklarının büyük bölümünü haraç, kamu fonlarından hırsızlık ya da diğer yolsuzluk faaliyetleriyle elde ettiğinden şüphelenildiği” açıklanmıştı.
BM verilerine göre, petrol zengini olabilecek bu ülkede çocukların yüzde 20′si 5 yaşına gelmeden önce ölüyor ve ortalama yaşam süresi 50′yi geçmiyor.
AA
Wowereit, yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan Erdoğan’ın Düsseldorf’ta yaptığı konuşmada ”yanlış anlaşılabilecek bölümler olmasına rağmen” Almanya’da yaşayan Türklere önemli bir sinyal verdiğini belirterek, ”Erdoğan’ın, Türkiye’de vatandaşlık yasasında reform yapılacağını açıklaması, kimlik sorunlarını azaltmaya ve entegrasyonu desteklemeye yardım edecek bir teşviktir” dedi.
Türkiye’deki haklarının korunması ile Almanya’da yaşayan Türklerin Alman vatandaşlığına geçmelerinin kolaylaştırılmasını memnuniyetle karşıladığını ifade eden Wowereit, diğer taraftan Alman hükümetini Vatandaşlık Yasası’nda değişiklik yapmaya çağırdı.
Alman hükümetin ideolojik sebeplerden dolayı sözkonusu yasanın modernleşmesine karşı çıktığını, çifte vatandaşlığı engellediğini, Almanya’da doğan ve çifte vatandaşlık alan göçmenlerin 18-23 yaşları arasında, iki vatandaşlıktan birini seçmek zorunda bırakılmasına ilişkin ”opsiyon modelinin” kaldırılmasına da karşı olduğunu hatırlatan Wowereit, ”Vatandaşlık, entegrasyon için önemli bir kilittir” ifadesini kullandı.
Göçün bir zenginlik olarak hissedilmesi gerektiğini belirten Wowereit, farklı kültürlere açık olunduğu havası oluşturularak bu ülkede yaşayan tüm insanların kabul görüldüklerini hissetmelerinin sağlanması gerektiğini kaydetti.
Wowereit, ebeveynleri hangi kökenden olurlarsa olsunlar çocukların okula başlamadan önce Almanca öğrenmeleri gerektiğini de ifade etti.
Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Genel Sekreteri Alexander Dobrindt ise bugün Münih’te yaptığı açıklamada, Başbakan Erdoğan’ın Düsseldorf’ta yaptığı konuşmayı eleştirerek, ”Bu konuşma bizim Almanya’da entegrasyon konusunda gösterdiğimiz çabaları yıllarca geriye götürdü. Yabancı bir başbakanın düzenli aralarla burada yaşayan vatandaşlarını kışkırtması benzeri olmayan bir durumdur” ifadesini kullandı.
Erdoğan’ın, Almanya ve Libya’da da olmak üzere tüm Türklerin Türkiye’nin himayesi altında olduğu söyleminin ”kabul edilebilir bir söylem olmadığını” ifade eden Dobrindt, kendilerinin Libya ile kıyaslanmasına izin vermeyeceklerini kaydetti.
Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Sekreteri Hermann Gröhe de, yaptığı yazılı açıklamada, Erdoğan’ın, Almanya’daki entegrasyon politikasının hedeflerini, göçmenlerin kültürel köklerinden ayrılması gibi gördüğünü, böylelikle ”gereksiz bir şekilde güvensizliği körüklediğini” ileri sürdü.
Başbakan Erdoğan’ın Almanya’daki Türklerin önce Türkçe öğrenmesini istemesini de eleştiren Gröhe, Almanya’da yaşayan herkesin önce Almanca öğrenmesi gerektiğini, bunun başarılı bir eğitim ve meslek hayatı için önemli olduğunu kaydetti.
AA
Clinton, Cenevre’deki BM İnsan Hakları Konseyi toplantısında, “Kaddafi ve çevresindekilerin bu eylemlerinden dolayı sorumlu tutulması gerektiğini” belirterek, her türlü olasılığın masada olduğunu kaydetti.
Clinton, “Kaddafi için, başka bir şiddet ya da erteleme olmadan, hemen şimdi gitme zamanı geldi” dedi.
AA
Bölgede görev yapan Reuters muhabiri, yaklaşık 400 kişinin Trablus’un doğusundaki Tajura mahallesinde Libya Lideri Kaddafi’yi protesto etmek için toplandığını belirtti.
Birkaç arazi aracının protestoların yapıldığı meydana geldiği ve yeşil bandana takan bir grubun araçlardan dışarı çıkarak, göstericileri dağıtmak için havaya ateş açtığı bildirildi.
AA