Bursa, bu kadarına da pes doğrusu dedirten bir tecavüz olayına sahne oldu. Karısına yapılan tacizi kanıtlamak için tacizciye kameralı tuzak kurup karısını “yem” olarak kullanan kocanın planı, tacizcinin kadına tecavüzüyle son buldu.
Olay, Bursa nın Osmangazi İlçesi Kavaklı Mahallesi’nde meydana geldi. Ç.B.U. (22), bir süre önce sevgilisi olan H.U.’ya (26) kaçarak 15 gün önce resmi nikâhla evlendi.
Habertürk’ün haberine göre; yeni evli çiftin komşusu olan ve kısmen duyma ve fiziksel engelli olduğu öne sürülen Ş.M. (34), iddiaya göre, yeni evli genç kadını sözle ve elle taciz etmeye başladı. Evli ve 2 çocuk babası Ş.M.’nin tacizlerinden bıkan genç kadın, olayı eşine anlattı.
‘DAVET ET, GELSİN’
Bunun üzerine eşine tacizde bulunan komşuya tuzak kurmak isteyen H.U., eşine, “Onu eve çağır ben de sizi kamera ile kayda alacağım. Seni okşamasına ve öpmesine izin ver. O sırada beni çağır. Ben mutfakta olacağım. Görüntülerle polise gideriz” dedi.
KAMERALI DÜZENEK KURDULAR
Bunun üzerine genç çift oturma odasına kamera düzeneği kurdu. H.U. mutfağa saklanarak eşinden tacizciyi çağırmasını istedi. Ç.B.U., komşusu Ş.M.’yi kapısının önünden geçerken görünce, pencereye çıkarak eve çağırdı.
BAĞIRMASINA FIRSAT VERMEDİ
Ş.M., girdiği evde ağzını kapatıp bağırmasına fırsat vermediği genç kadına tecavüz etti ve hızla evden çıktı. Mutfağa saklanan H.U., eşi kendini çağırmayınca merak edip içeri girdi ve kanepede perişan halde yatan eşini gördü. Ne olduğunu soran koca, eşinden “Bir şey olmadı. Durumu fark edip kaçtı” cevabını aldı. Ancak görüntüleri izleyen koca şok oldu. Talihsiz kadın, görüntülere göre tam 14 dakika boyunca tecavüze uğruyordu. Bunun üzerine çift polise giderek şikâyetçi oldu.
Tecavüze uğradığını söyleyen Ç.B.U., ağzı kapatıldığı için bağırıp yardım çağıramadığını, kocasından korktuğu için de “Bir şey olmadı” dediğini öne sürdü.
SERBEST BIRAKILDI
Şikâyet üzerine gözaltına alınan Ş.M. ise “Beni eve çağırdı. Birlikte olmak istedi. Ben kimseye tecavüz etmedim. Kendi rızasıyla oldu” diyerek kendisini savundu. Tecavüzle suçlanan Ş.M., savcılıktaki ifadesinin ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Eski İsrail Cumhurbaşkanı Moşe Katsav (65), hakkında kesinleşen iki ayrı tecavüz ve cinsel taciz suçları nedeniyle 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme Katsav’ın 2 yıl şartlı hapis cezasının yanı sıra tazminat ödemesine de hükmetti.
Tel Aviv Bölge Mahkemesi, bugün Katsav davasının sonucunu açıkladı. Sabah başlayan duruşmada mahkemenin ikisi bayan 3 yargıcı, Katsav ve avukatları ile bazı aile mensuplarının da hazır bulunduğu salonda cezayı açıkladı.
Yargıç George Karra, yasaya göre tecavüzün çok ağır bir suç olduğunu söyledi. Katsav’ın, toplumsal bir görevi yerine getirdiği süre zarfında bu suçları işlediğine değinen Yargıç Karra, “Kimse yasaların üzerinde değildir. Unutmamamız lazım ki, (eski) Cumhurbaşkanı bu olayda kurban değildir” diye konuştu.
Karra, bu sözlerinin ardından Katsav’a 7 yıl hapis cezası verildiğini duyurdu. Katsav’a ayrıca şartlı 2 yıl hapis cezası daha verilirken, Turizm Bakanlığı’nda çalışan “A” rumuzlu kadına 100 bin Şekel (yaklaşık 28.300 dolar), Cumhurbaşkanlığında çalışan “L” rumuzlu kadına 25 bin Şekel (yaklaşık 7 bin dolar) tazminat ödenmesine hükmedildi.
Katsav, cezanın açıklanmasından sonra mahkemede suçlamaları kabul etmeyerek “Bu kadınlar yalan söyledi” diye bağırdı.
-KATSAV TEMYİZE BAŞVURACAK-
Bu arada, avukatlar cezanın ertelenmesini talep ettiler.
Katsav’ın avukatları, temyiz için Yüksek Mahkeme’ye başvuracaklarını belirterek, hapis cezasının uygulanmasının, Yüksek Mahkeme kararı sonrasına bırakılmasını istediler. Katsav’ın kararı temyiz için 45 gün süresi bulunuyor, ancak temyize gitmek hapis cezasının uygulanması için bir engel teşkil etmiyor.
Moşe Katsav’ın avukatı ayrıca, “Bu davada ne delil vardı ne de görgü tanıkları… Ortada somut bir kanıt yoktu. Siz adamı neredeyse cinayetle suçladınız” diyerek, verilen cezanın çok ağır olduğu gerekçesiyle hakimleri eleştirdi.
Mahkeme salonun dışında kararı bekleyen kadın dernekleri üyeleri ise Katsav aleyhine sloganlar attı, pankartlar taşıdı.
Televizyonlarda yapılan yorumlarda, Katsav’ın işlediği tecavüz suçunun ciddi bir suç olduğu, ancak eski Cumhurbaşkanının “toplumsal bir lince kurban gittiği” dile getirildi ve “cezanın en büyüğü bu” denildi.
Katsav, hakkındaki kararın açıklandığı Tel Aviv’deki mahkemeye gelmeden önce, Kiryat Malahi’deki evinde kardeşi ve arkadaşlarıyla birlikte dua etti. Evinin çıkışında bekleyen basın mensuplarına açıklama yapmayan Katsav, sadece “Suskunluğum suçlu olduğumun kanıtı değildir” demekle yetindi.
Mahkeme 30 Aralık 2010 tarihindeki duruşmada suçu sabit görülen Katsav hakkındaki cezanın, 8 Martta açıklanacağını bildirmiş, ancak bu tarih daha sonra ertelenmişti.
Katsav hakkındaki iddialar yaklaşık 5 yıl kadar önce, cumhurbaşkanlığı görevinin sonlarında iken ortaya atılmıştı. “A” adlı kadının kendisine şantaj yaptığı gerekçesiyle dönemin Başsavcısı Menahem Mazuz’a resmen şikayette bulunan Katsav, görev süresini doldurmadan istifa etmişti.
AA
Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki davada, yaklaşık 1,5 yıl önce Toygar köyünde 27 yaşındaki zihinsel engelli F.P’ye tecavüz edip hamile bıraktığı iddiasıyla tutuklanan Murat Demiray’ın (35) yargılanmasına devam edildi.
Duruşmada hazır bulunan sanık, mağdurun kendi isteğiyle aralarında arkadaşlık olduğunu belirterek, ”Kendisiyle sadece birkaç kez rızayla seviştim. Tam olarak ilişki yaşamadık. Nasıl hamile kaldığını da bilmiyorum” diye kendini savundu.
Savunmanın ardından mahkeme heyeti, sanığı 11 yıl, 8 ay hapse mahkum etti.
AA
Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve gizlilik kararı bulunan davada karar açıklandı. Karara göre, olay tarihinde 17 yaşında olan sanık Arif Ay (18), ”kasten adam öldürme” suçundan 22 yıl, ”nitelikli taciz” suçundan 12 yıl ve ”hürriyeti tahdit” suçundan da 12 yıl olmak üzere toplam 46 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
-BDP MİLLETVEKİLLERİ DURUŞMA İÇİN GELDİ-
Dava için Kırşehir’e gelen BDP Batman Milletvekili ve Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş ve bazı partililer, duruşma öncesi adliye önünde toplandı.
Davayı takip etmek için Kırşehir’e geldiklerini ifade eden Bengi Yıldız, yaptığı açıklamada ”Bu dava, Türkiye’deki halkların, farkların, Kürtlerin ve Alevilerin birlik ve barış içerisinde yaşayabilecekler mi, devlet kendi vatandaşının malını, canını ve ırzını her yerde koruyor mu, koruyamıyor mu, davasının görüşüldüğü bir davadır” dedi.
Meral Danış Beştaş da adil bir yargılama ile sonuçlanacak bir davanın, bir nebze de olsa vicdanları rahatlatacağını ifade etti.
-OLAY-
Kırşehir’de 2 Ekim 2010′da evlerinin önünde oynayan 4 yaşındaki erkek çocuğu K.L. kaçırılmış, ailesinin çocuklarının kaybolduğunu bildirmesi üzerine, polis ekiplerinin MOBESE kayıtlarından yaptığı incelemede, Arif Ay olayla ilgili olduğunu gerekçesiyle gözaltına alınmıştı.
Arif Ay’ın emniyetteki sorgusunda, K.L’yi şeker verip kandırarak kaçırdığını ve tecavüz ettikten sonra boğarak öldürdüğünü söylediği belirtilmiş, zanlının ifadesi doğrultusunda yapılan çalışmada, çocuğun cesedi Yenice Mahallesi’ndeki 2 katlı bir evin çatı katında bulunmuştu.
AA
Zanlı 18 yaşındaki Arif A., üç ayrı suçtan 46 yıl ağır hapis cezasına çaptırıldı.
Dava, bugün sabah saatlerinde Kırşehir Adliye Sarayında yoğun güvenlik önlemleri altında başladı. Duruşmada, davanın kararı açıklandı. Kamuran L.nin avukatları, açıklama yaparak kararı değerlendirdi.
Avukatlardan Saim Özdemir, zanlı Arif A.ya beklediklerinin üzerinde bir ceza verildiğini söyledi.
Özdemir, “Yargılama 3 suçtan dolayı yapıldı. İşlenen suçlardan birisi ‘hürriyeti takdis’ suçuydu. Mahkeme bu suçtan dolayı 12 yıl ceza verdi.
Mahkeme heyeti ikinci suç olarak da ‘küçük yaşta çocuğa cinsel istismar’ suçundan 12 yıl verdi. Son olarak heyet ‘kasten adam öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet uyguladı.
Yalnız zanlının yaşı küçük olduğu için 22 yıl verdi. Toplam zanlıya 46 yıl ceza verildi.” dedi.
“Temyize gidecek misiniz?” sorusu üzerine bir başka avukat Adil İbrahim Vargün, şunları söyledi: Bu ceza bizi tatmin etmiştir. Beklediğimizin üzerinde bir ceza geldi.
Hukukçu olarak yargıya teşekkür ediyorum. Karşı taraf temyize gidebilir. Ama bu ceza göreceksiniz ki ibretlik olacak. Caydırıcı bir cezaydı. diye konuştu.
Aile, adliyeden yoğun güvenlik önlemleri altında ayrıldı.
CİHAN
Ümran Avcı’nın haberi
N.Çnin rehabilitasyonunda bulunan uzmanlar, küçük kızın yaşadığı travmayı anlattı: Geceleri, Yapmayın ben daha çocuğum diye çığlık atıyordu. Kimseyi kendine yaklaştırmıyor, kurumun camlarını kırıyordu… Yaşadığı ağrıların ıstırabını günlerce çekti…
Tam 7 yıl, SHÇEK İstanbul İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bağlı bir çocuk ve gençlik merkezinde kaldı. O dönem N.Ç.nin yaşadığı travmayna tanıklık edenler, küçük çocuğun yaşadıklarını HABERTÜRKe anlattı.
SÜREKLİ SAYIKLIYORDU
Kahraman Eroğlu (O dönem SHÇEK İstanbul İl Müdürü):
N.Ç. o dönem gizlice SHÇEK İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne getirildi. Yaşı reşit oluncaya kadar da kaldı. Çok zayıftı. Ağır depresyon yaşıyordu, kurum psikologlarının haricinde Prof. Dr. Bengi Semerci de tedaviyi yürüttü. Ağlama krizleri vardı. Arkadaşları ile uyum sıkıntısı yaşıyordu. Geceleri uykusunda bağırıyor, Yapmayın ben daha çocuğum diye haykırıyordu. Sürekli sayıklıyordu.
AYLARCA OTURAMADI
Maruz bırakıldığı şiddet nedeniyle çocuğun ayrıca tedavi gördüğünü de anlatan Eroğlu, Aylarca oturamadı, sırtüstü yatamadı. Yaşadığı ıstırabın ağrısını günlerce çekti dedi.
KİMSEYLE KONUŞMUYORDU
Hemşire Hatice Özkan (Dönemin gençlik merkezi müdürü): O kadar kötü şeyler yaşamıştı ki öfkeden camları kırıyordu. Herkesi, ona zarar verecek gibi görüyordu. O kadar incinmiş ki kimseyle konuşmuyordu.
GAZETE HABERTÜRK
Alınan bilgiye göre, bir kız çocuğunun tecavüze uğradığı yönündeki şikayeti değerlendiren polis ekipleri, kent merkezindeki bir iş yerinin lojmanında kalan M.A. (28) ile M.Ş’yi (17) gözaltına aldı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen zanlılardan M.A. ”cinsel saldırı” suçundan tutuklandı, M.Ş. ise 500 lira kefaletle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Bu arada kız çocuğunun, polis tarafından Muğla’daki Çocuk Esirgeme Kurumuna gönderileceği bildirildi.
AA
Ümran Avcı’nın haberi
N.Çnin rehabilitasyonunda bulunan uzmanlar, küçük kızın yaşadığı travmayı anlattı: Geceleri, Yapmayın ben daha çocuğum diye çığlık atıyordu. Kimseyi kendine yaklaştırmıyor, kurumun camlarını kırıyordu… Yaşadığı ağrıların ıstırabını günlerce çekti…
Tam 7 yıl, SHÇEK İstanbul İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bağlı bir çocuk ve gençlik merkezinde kaldı. O dönem N.Ç.nin yaşadığı travmayna tanıklık edenler, küçük çocuğun yaşadıklarını HABERTÜRKe anlattı.
SÜREKLİ SAYIKLIYORDU
Kahraman Eroğlu (O dönem SHÇEK İstanbul İl Müdürü):
N.Ç. o dönem gizlice SHÇEK İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne getirildi. Yaşı reşit oluncaya kadar da kaldı. Çok zayıftı. Ağır depresyon yaşıyordu, kurum psikologlarının haricinde Prof. Dr. Bengi Semerci de tedaviyi yürüttü. Ağlama krizleri vardı. Arkadaşları ile uyum sıkıntısı yaşıyordu. Geceleri uykusunda bağırıyor, Yapmayın ben daha çocuğum diye haykırıyordu. Sürekli sayıklıyordu.
AYLARCA OTURAMADI
Maruz bırakıldığı şiddet nedeniyle çocuğun ayrıca tedavi gördüğünü de anlatan Eroğlu, Aylarca oturamadı, sırtüstü yatamadı. Yaşadığı ıstırabın ağrısını günlerce çekti dedi.
KİMSEYLE KONUŞMUYORDU
Hemşire Hatice Özkan (Dönemin gençlik merkezi müdürü): O kadar kötü şeyler yaşamıştı ki öfkeden camları kırıyordu. Herkesi, ona zarar verecek gibi görüyordu. O kadar incinmiş ki kimseyle konuşmuyordu.
Alınan bilgiye göre, bir kız çocuğunun tecavüze uğradığı yönündeki şikayeti değerlendiren polis ekipleri, kent merkezindeki bir iş yerinin lojmanında kalan M.A. (28) ile M.Ş’yi (17) gözaltına aldı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen zanlılardan M.A. ”cinsel saldırı” suçundan tutuklandı, M.Ş. ise 500 lira kefaletle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Bu arada kız çocuğunun, polis tarafından Muğla’daki Çocuk Esirgeme Kurumuna gönderileceği bildirildi.
AA
Katsav’ın (65) yargılanması yaklaşık bir yıl sürmüş ve geçen yılın 30 Aralık günü yapılan duruşmada suçu sabit görülmüştü. Katsav Turizm Bakanlığı döneminde yanında çalışan ve kısaca (A) olarak tanımlanan bir kadına iki kez tecavüz etmekten, Cumhurbaşkanlığı sırasında da iki ayrı kadına tacizde bulunmaktan suçlu bulunmuştu.
Katsav, cezasının belirlenmesi amacıyla bugün yeniden Tel Aviv’de mahkeme önüne çıktı. Ancak, Yüksek Mahkeme’nin verdiği karar doğrultusunda, duruşma kapalı kapılar ardında yapıldı. Mahkeme, cezanın kamuoyuna açıklanacağı tarih olarak 8 Mart’ı belirledi.
AA