Kremlin basın merkezinden yapılan açıklamada iki lider Libya’nın dışında, Rusya’nın Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) üyeliği ve ortak füze kalkanı konularını da ele aldıkları kaydedildi.
“Rusya Devlet Başkanı, BM Güvenlik Konseyi’nin 1973 sayılı kararına göre sivil ölümlerin önlenmesi gerektiğini vurguladı” açıklamasını yapan Kremlin, Obama’nın Rusya’nın DTÖ üyeliği konusunda desteğinin sürdüğüne dikkat çekti. Liderlerin Ortadoğu sorunu ve diğer uluslararası konuları da ele aldıkları ifade ediliyor.
Libya’ya yönelik operasyonda ABD, İngiltere ve Fransa’nın öncülüğünde 13 ülke katılıyor. Libya devlet televizyonunun verilerine göre en az 100 sivil operasyonlarda yaşamını yitirirken, 150 sivil de yaralandı.
Batılı savaş uçakları şimdiye kadar 300′ün üzerinde sorti gerçekleştirdiği Kuzey Afrika ülkesinde sivil halkı hükümet güçlerine karşı korumak için 162 Tomahawk füzesi kullandı.
CİHAN
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Obama ve Medvedev’in, görüşmede Ortadoğu’daki gelişmeleri ayrıntılarıyla konuştukları, özellikle Libya üzerinde durdukları belirtildi.
Açıklamada, “Obama’nın, Rusya’nın BM Güvenlik Konseyi’nin Libya ile ilgili 1973 sayılı kararına olan desteğine ve Medvedev’in kararın etkisi konusundaki olumlu açıklamalarına yönelik takdirlerini dile getirdiği” kaydedildi.
Görüşmede “Rusya’nın Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) katılım yolunda gösterdiği ilerlemedeki yeni ivmeyi ele aldıkları, Başkan Obama’nın, Rusya’nın DTÖ’ye bu yıl katılımına desteğini teyit ettiği” bildirildi.
Obama-Medvedev görüşmesinde ayrıca, “füze savunma konusunda daha yakın işbirliğinin geliştirilmesine dair son dönemde sağlanan ilerlemelerin ele alındığı, Obama’nın, füze savunma konusunda Rusya ile işbirliğinin, ABD’nin, Rusya’nın, müttefiklerin ve ortakların güvenliğini nasıl geliştirebileceğine yönelik inancını ifade ettiği” belirtildi.
AA
Filistin Başbakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Feyyad, Gates’e bölgedeki son gelişmeler ve Filistin yönetiminin bir devlet olma yolundaki altyapı çalışmaları ve gerekli kurumları oluşturma faaliyetleri ile ilgili iki yıllık planı hakkında bilgi verdi. Feyyad, bu planını yaklaşık 1.5 yıl önce hazırlayarak yürürlüğe koymuştu.
Feyyad’ın Gates’e, başkenti Kudüs olan, 1967 yılı sınırlarına dayalı bir Filistin devletinin kurulması için bu yılın eylül ayı itibarıyla, İsrail işgalinin sona erdirilmesi gerektiğini, Filistinliler arasındaki bölünmenin sona erdirilmesinin de bağımsız Filistin devletinin kurulması için gereken unsurlardan biri olduğunu anlattı.
Ancak Feyyad, İsrail’in işgali sona erdirmekle ilgili verdiği sözleri yerine getirmemesinin Filistin yönetiminin devlet kurumlarını oluşturma çalışmalarının önüne engeller çıkardığını; Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerini genişletme faaliyetlerinin ve Filistin yönetimi altındaki kentlere İsrail’in müdahalelerinin de sorunlara neden olduğunu belirtti. Feyyad, İsrail’in askeri müdahale ve baskınlarının Filistin yönetiminin Batı Şeria’da istikrarı ve güvenliği sağlamadaki çabalarına da zarar verdiğini ifade etti.
Gates’in ise ülkesinin İsrail-Filistin uzlaşmazlığını sona erdirme yolunda, iki devletli çözüme bağlı olduğunu belirterek, Filistin yönetiminin çabalarını takdir ettiğini söylediği bildirildi.
Temaslarını tamamlayan Gates, Ürdün’e geçti.
AA
CAN KAYBI SAYISI 9 BİN 800′E YÜKSELDİ
Japonya’da deprem ve tsunami felaketleri sonrasında can kaybı sayısının 9 bin 800′e yükseldiği bildirildi.
Japon polisinden yapılan açıklamada, felaketlerde 9 bin 811 kişinin öldüğü, 17 bin 541 kişinin ise kayıp olduğu belirtildi.
Deprem ve tsunaminin ardından Fukuşima’daki nükleer santralde de radyasyon sızıntısı ve patlamalar olmuştu.
RADYASYON İSVEÇ’E ULAŞTI
Japonya’da deprem ve tsunami felaketlerinin ardından ölenlerin sayısı 9 bin 700′ü buldu. Fukuşima Nükleer santralinden sızmaya başlayan radyasyonun, İsveç’e kadar ulaştığı açıklandı.
Polis, felaketlerden sonra bulunan cesetlerin 9 bin 700′e ulaştığını, 16 bin 501 kişinin de kayıp olduğunu belirtti.
Deprem ve tsunaminin en fazla zarar verdiği yerlerden biri olan Miyagi bölgesinin polis sözcüsü, sadece kendi bölgelerinde ölü sayısının 15 bini aşacağını tahmin ettiklerini söylemişti.
Tokyo’da şehir suyu radyasyon kaynıyor. Yetkililer, bebeklere şebeke suyu verilmemesini tavsiye etti
İSVEÇ’TE RADYASYON ORANINDA ARTIŞ
Japonya’daki deprem ve tusunami felaketinin ardından zarar gören nükleer santralden sızmaya başlayan radyasyonun, İsveç’e kadar ulaştığı bildirildi.
İsveç Haber ajansı TT’nin bu sabah geçtiği habere göre, başkent Stockholm ile ülkenin kuzeyinde yer alan Kiruna ve Umeo kentlerinde radyasyon oranının yüksek çıktığı bildirildi.
Söz konusu kentlerdeki radyasyon oranının, dün akşam önceki ölçümlerden daha yüksek çıktığı, ancak çevre ve insan sağlığına zarar verecek oranlarda olmadığı bildirildi.
RADYASYON ORANI YASAL SINIRI AŞTI
Tokyo’daki hükümet yetkilileri, şebeke suyundan alınan numunelerdeki iyot miktarının 210 bekerel olarak ölçüldüğünü, bebekler için kabul edilebilir yasal sınırınsa 100 bekerel olduğunu belirtti. Yetkililer, bebeklere şebeke suyunun verilmemesini veya biberonlarını hazırlamak için bu suyun kullanılmamasını tavsiye etti.
Öte yandan santraldan yayılan radyoaktif bulutlar, Avrupa’ya ilerliyor. Fransa Nükleer Güvenlik Ajansı, havaya karışan radyoaktif maddenin bu akşam önce Fransa’ya ardından da İtalya’ya ulaşacağını bildirdi. Radyoaktif maddenin tespit edilmesinin güç olduğu ifade edilen açıklamada, önlem almaya gerek olmadığı kaydedildi.
AA
Çok para kaybettik, ama demokrasiyi kazandık diyen Eldin; Devrim Sonrası Mısır konseptiyle çeşitli ülkelerde büyük bir tanıtım atağı başlattık.
Şu anda Mısırda güvenlikle ilgili hiçbir sorun yok. Fiyatlar düşük. Çok cazip, bedava sayılacak indirimler yapıldı. Türkleri Mısırı veTahrir Meydanını görmeye davet ediyorum. Çünkü yazın fiyatlar yükselecek. Bu aylar tam da Mısıra gitme zamanı dedi.
1)Mısır devriminin turizmi etkisi nedir? Rezervasyon iptalleri ne boyutta?
Mısırdaki halk hareketinin bir iyi, bir de kötü etkisi oldu. Kötü tarafı; güvenlik kaygısıyla rezervasyonların iptal edilmesi. Mısırın gelir kaynaklarının başında Süveyş Kanalı ve turizm gelir. Şubat ayı verilerine gore geçen yılın aynı dönemine gore turizm gelirimizde yüzde 70-80 oranında bir azalma var.
Çok para kaybettik. Geçen yıl Şubat ayında 1 milyon turist Mısıra gelmiş, 2011 Şubat ayı istatistiklerinde 250 bin kişinin geldiğini görüyoruz. Ancak giderek bir düzelme var. Mart ayı verileri henüz kesin olmamakla birlikte artışa geçtik. İyi tarafı ise devrim sırasında bütün dünyanın gözü Mısıra çevrildi. Ülkemiz hakkında fikirleri oldu.
Örneğin ABD Başkanı Obamanın Mısır devrimini izleyen görüntüleri tüm dünyada yayınlandı. Tahrir devrimi dünyada olumlu yankılandı. Silvio Berlusconi Mısırda yeni bir şey göremiyorum. Mısırlılar yalnızca her zaman yaptıkları şeyi yapıp; tarihi değiştirdiler. dedi.
İngiltereden David Cameron Mısır devrimini okullarda öğretmeyi düşünmeliyiz. derken, Başkan Obama; Mısırlılar dünyayı değiştirdi ve dünyada bunu dikkate aldı. yorumunu yaptı. Dünyaca ünlü yazar Paulo Coelho; Dünya yalnızca insanlar onu daha iyi bir yer haline getirmek için birşeyleri riske attıkça güzelleşiyor; Mısırlılar sayesinde diye yazdı.
Sonuç olarak hem devrim yaptık, hem kendimizi tanıttık.
2)Direniş sırasında turizmdeki krizi nasıl yönettiniz?
Tahrir Meydanında 4 milyon kişi toplanmasına rağmen, hiç bir otele saldırı olmadı, turistlerin başına bir şey gelmedi. Hatta Ruslar ve İngilizler Kızıldeniz kıyılarında, Sharm El Seyhte ülkeleri çağırıncaya kadar tatillerine devam ettiler. 1.5 milyon turist üç gün içinde güvenle ülkelerine gönderildi. Bu dönemde krizi iyi yönettik. Krizden yüzümüzün akıyla çıktık, başardık. Bütün bunların turizme artı olarak döneceğini düşünüyorum.
3)Mısır; turizmi toparlamak için neler yapıyor?.Projeleriniz nedir?
Mısıra gelen ilk on ülke sıralamasında Almanya, Rusya, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, İtalya, ABD, Ukrayna, İsveç, Polonya, Libya yer alıyor. Bu ülkeler başta olmak üzere büyük bir reklam kampanyası başlattık. Kampanyanın konsepti Devrimden Sonra Mısır olacak. Devrim sonrası Mısıra gelen turistler Tahrir Meydanının mutlaka görmek istiyor. Kahire turlarına Tahrir Meydanını da ekleyeceğiz bu gidişle. Yeni yönetim turizme yeni bir yaklaşım getiriyor. Turistik amaçlı yeni yollar ve oteller yapılacak.Diğer adım medyada atılacak. Dünya genelinde turizm yazarları ve gazetecileri Mısıra davet edeceğiz. Mısırda güvenlik sorunu yok. Geçen hafta referendum yapıldı. 18.5 milyon kişi sandığa gitti. Hiç olay olmadı. Evet-Hayır yazan oy kağıtları yetmedi. Başbakanın emriyle matbaalar o gün çalıştı ve Evet-Hayır pusulası bastı. Devrimden sonraki ilk referandumda hiç gösteri yapılmadı.Sonuçlara da kimse itiraz etmedi. Evet çok para kaybettik, ama demokrasiyi kazandık.
3)Toparlanma başladı mı?
Bütün bunlar Devrim Sonrası Mısır konseptini anlatmakta etkili olacak.
Şimdiden Avrupa ülkelerinden Almanya, İngiltere, İtalya, Hollanda, Belçika, İsveç, Danimarka ve Norveç vatandaşlarına Mısıra ya da Mısırın belli bölümlerine gitmemeleri yönündeki uyarılarını kaldırdı. Rusyanın Turizm Bakanlığından bir yetkili Hurghadayı ziyaret edip Rus turistlerin şartlarını inceledi ve yaptığı açıklamada Mısırda her şeyin yolunda gözüktüğünü ve Rus turistlerin tatillerine rahatlıkla devam ettiğini vurguladı. Avustralya ve Hollanda turizm acenteleri de Mısır turlarının kısa bir süre sonra başlayacağını duyurdu. Yeni Turizm Bakanı Münir Fahri Abdel Nur farklı ülkelerden turizm temsilcileriyle görüştü ve Mısırın 6 bölgesine (Kızıl Deniz, Şarm El Şeyh, Luksor, Aswan, Mersa Alem ve Taba) yapılacak charter uçak seferlerinin başlamasını desteklediğini bildirdi.
4)Türkiye pazarı için neler düşünüyorsunuz ?
Mısıra turist gönderen ülkelerin turizm acenteleri ve tur operatörleri ile temaslarımızı arttırdık. Bildiğiniz gibi bu ay Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, beraberindeki heyetle Mısırı ziyaret etti ve Mısırlı parti temsilcileriyle görüştü. TÜRSABtan bir heyet ve gazeteciler 29 Martta Mısıra gelecek ve Mısır turizm otoritesi tarafından VIP olarak ağırlanacak. TURSAB heyeti, Mısır Hava Yolları, Mısır seyahat acentaları, Mısırlı gazetecilerle bir araya gelecek. TÜRSAB heyetine verdikleri destek için teşekkür ediyorum.
Türkler, nereye gideceklerine hep son dakikada karar veriyor. Şu anda Mısırda herşey çok ucuz. Gezilerde neredeyse bedava denecek kadar indirimler yapılmış durumda. Yazın fiyatlar artacaktır. Herkesi Mısırı ve Tahrir Meydanını görmeye çağırıyorum.
Haber7
Çin’de otobanda meydana gelen bir kaza kameraya saniye saniye yansıdı.
Aracın karşı şeride adeta uçarak geçmesi ve minibüse çarpması sonucu 4 kişi yaralandı
İHA
Cuma günü 52 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylardan sonra Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih karşıtları yarın aynı meydanda cuma namazı sonrası büyük bir gösteriye hazırlanıyor.
Protestocuların ”devrim kampı” olarak adlandırdıkları çadırların sayısında cuma öncesi artış gözleniyor. Çadırlar meydandan taşarak caddelere uzanmış durumda.
Öğle saatlerine doğru kentin merkezinden üniversite meydanına doğru yürüyüşler artarken, öğle namazı vaktinde kalabalık zirveye ulaşıyor. Namaz sonrası yapılan toplu dua sonrası yönetim karşıtı gösteriler ve protestolar başlıyor. Dua ve sloganlara kadınların öncülük etmesi dikkati çekiyor.
Salih’in bir an önce görevini bırakması ve dökülen kanların hesabının sorulması üzerine yapılan konuşmalar sık sık sloganlarla kesintiye uğruyor.
Bu arada, yarınki protestolarda muhaliflerin Devlet Başkanlığı Sarayına yürüme ihtimali üzerine güvenlik güçleri saraya çıkan bütün yollarda asker ve zırhlı araç sayısını arttırdı.
Salih’in teklifiyle önceki gün meclisten geçen olağanüstü hal yasasının yürürlüğe girmesiyle, güvenlik güçlerinin şüpheli kişi ve araçları aradığı ve bazı kişileri gözaltına aldığı görüldü. Yasa askerlere protestoları engelleme yetkisi de veriyor.
Öte yandan, olağanüstü halin ilan edilmesi ve tansiyonun her geçen gün yükselmesi nedeniyle İngiltere, Yemen’deki Büyükelçiliğinde çalışanlarının büyük kısmını tahliye ettiği bildirildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı da geçen hafta Amerikan vatandaşlarını Yemen’e seyahat etmemeleri konusunda uyarmıştı.
YEMEN’İN EN BÜYÜK AŞİRETİNDEN DEVLET BAŞKANINA “GİT” ÇAĞRISI
Yemen’in en büyük aşireti Bakel’in lideri Şeyh Sinan Ebu Lohum, muhalifleri desteklediğini açıklayarak, Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih’ten istifa etmesini istedi.
Devlet Başkanı Salih’i protestoculara karşı daha fazla şiddet kullanmaması konusunda da uyaran Lohum, muhaliflere baskının sürmesinin Yemen’de istenmedik gelişmelere neden olabileceğini kaydetti.
Yemen’de üst düzey komutanlar, büyükelçiler, milletvekilleri ve bakanların muhaliflerin tarafına geçmesinin ardından, Bakel’in de muhaliflere destek vermesi Salih için yeni bir darbe olarak yorumlanıyor.
AA
Afganistan’da NATO liderliğindeki Afganistan Güvenlik Destek Gücü’nden (ISAF) yapılan açıklamada, saldırının hedefinin Hakkani örgütünün liderlerinden Tere Zayi olduğu, ancak saldırı sırasında hedeflenen aracın yakınında yürüyen iki sivilin de öldüğü belirtildi.
Açıklamada, sivillerin saldırıdan önce fark edilmediği kaydedildi.
NATO, bu saldırıda Hakkani lideri ve iki militanın öldürüldüğünü bildirdi.
Afganistan’da koalisyon güçlerinin operasyonlarında sivillerin de ölmesi Afganlarla NATO arasındaki sorunların başında geliyor. Ülkede geçen yıl, bir önceki yıla oranla yüzde 15 artışla 2777 sivil saldırılarda hayatını kaybetti.
AA
Güney Kore’nin, Kuzey Kore sınırı yakınlarında gerçek mermilerle askeri tatbikat düzenlediği bildirildi.
Güney Kore ordusundan yapılan açıklamada, 1100 askerin katıldığı tatbikatta onlarca topçu sistemi, saldırı helikopterleri ve savaş uçakları kullanıldığı belirtildi.
Askeri yetkililer, Cheonan savaş gemisinin Kuzey Kore torpidosu tarafından batırılmasının yıldönümüne iki gün kala yapılan tatbikatın rutin bir tatbikat olduğunu ileri sürdü.
Pyongyang, 46 gemicinin öldüğü Cheonan saldırısıyla bağlantısı olduğu iddiasını reddediyor.
AA
Gazetenin Wikileaks belgelerine dayanarak bugün verdiği habere göre, ABD’nin 2006′daki Bogota Büyükelçisi William Wood, yazışmalarında Kolombiya ordusunun, Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) ve kokain ticaretini ABD casus uçaklarıyla nasıl filme aldıklarını anlatıyor. Wood bu yazışmalarda, Kolombiya ordusunun Temmuz 2006′da ülkeye varan bu uçaklardan nehirlerde yapılan uyuşturucu ticareti ve gerillalara karşı düzenlenen saldırılarla ilgili “gerçek zamanlı ve kuş bakışı” görüntüleri aldığını da anlatıyor.
ScanEagle tipi olan bu uçakların küçük, düşük maliyetli, insansız ve pist kullanımı gerektirmediğini de kaydeden gazete, Wikileaks belgelerinde bu uçakların ne Kolombiya’daki ABD askeri kuvvetleri tarafından uçurulduğu ne de milyar dolarlık askeri yardım programı çerçevesinde Kolombiya ordusuna verildiğinin açık olduğunu belirtti.
Boeing firmasının ürettiği ScanEagle uçakları ilk defa 2005′de istihbarat amaçlı olarak Irak’a konuşlandırıldı. Bu uçaklar daha sonra Afganistan’da ve ABD Deniz Kuvvetleri tarafından korsan operasyonlarında kullanıldı.
AA